KGBT 17. Tur || Sonuna Kadar - Jennifer Probst || Yorum + Çekiliş

9/17/2015, BY Buse Güler - 4 yorum:

Ailenize ait İtalyan restoranının işleri çok kötü ve siz her şeyi düzeltmek için işin başına geçtiniz.
Çalışanları idare etmek çok zor çünkü hepsi ya akraba ya da eski bir tanıdık.
Garsonluk yapan kardeşiniz kız arkadaşıyla görüşmek için sürekli işi savsaklıyor.Barmense sigara tiryakisi. Durmadan sigara molası verip barı boş bırakıyor.Hepsinin yerine çalışmak ve müşterileri memnun etmek zorundasınız.Yine de şefin açığını kapatmanız çok zor. Zaten o da karısıyla kavga etmiş ve sinir bozukluğundan bütün yemeklerin baharatını ve tuzunu fazla kaçırıyor. O kadar fazla kaçırıyor ki, müşteriler durmadan su sipariş ediyorlar.Boş masalardan birine bir kadın ve bir adam oturuyor. Kardeşiniz ortalarda olmadığı için masanın siparişini almaya gidiyorsunuz. O anda, üç yıl önce, sadece size aşık olduğu ve siz sorumluluk istemediğiniz için terk ettiğiniz kadınla göz göze geliyorsunuz. Üstelik karşısında oturan kıl kuyrukla da sevgili gibi görünüyor.İşte size Gavin Luciano’nun hikâyesi. Ama bu hikâyeye biraz acı katabiliriz. Gavin’in karşısında bulduğu kadın, yani Miranda Storme, son yılların en beğenilen restoran eleştirmeni. O akşam şefin bol baharatlı spesiyalini yedikten sonra içinde yeninden alevlenmeye başlayacak olan terk ediliş acısı bütünüyle gerçek.Bu gerçek de onun ilham kaynağı.Alacağı intikam için.Sonuna kadar…

On yedinci blog turumuzun son gününden herkese merhaba :)Blog turumuz kapsamında Nemesis Yayınları'ndan çıkan Jennifer Probst'un Sonuna Kadar kitabını inceliyoruz ve yorum sırası bana geldi :) Kişisel yorumuma geçmeden önce sizlere biraz karakterlerden ve konusundan bahsedeyim. 
Yazının sonundaki çekilişe katılmayı unutmayın :)

Gavin ve Miranda üç yıl önce birliktelermiş. Fakat bu birliktelik sadece sekse dayalı bir birliktelik olmuş. Duygular ön plana çıkmadan yani. Gelecekle ilgili bir planları veya aşk gibi durumlar olmayacakmış aralarında, bu şekilde anlaşmışlar fakat bu anlaşma Miranda, Gavin'a aşık olunca son bulmuş. Gavin bir e-posta ile Miranda'dan ayrılmış ve başka bir ülkeye gitmiş, işleri için.

Gavin'ın ailesinin bir İtalyan restoranı var, aslında onun işlerin başında durması ve sahip çıkması gerekirken o başka bir ülkeye kendi işleri için hayalleri için gitmiş. İşte üç yıl sonra da babası arayıp işlerin hiç iyi gitmediğini söylemiş ve Gavin'dan yardım istemiş. Gavin da tekrar ailesinin yanına dönüp restoranlarında çalışmaya, tüm parasını orayı tekrar canlandırmak için kullanmaya başlamış.

Miranda, Gavin'in yokluğunda çok acı çekmiş olsa da hayatına devam etmiş ve tutkulu olduğu işi yapmaya devam etmiş. Önceleri mutfakta olmayı seçse de sonradan bundan zevk almadığını görmüş ve restoran eleştirmeni olarak devam etmiş mesleğine. Peki, bizimkiler nasıl karşılaştı dersiniz? Miranda arkadaşı ile birlikte Mia Casa'ya geliyor. Yani Gavin'ın aile restoranına. Gavin masalarına bakıyor ve tekrar karşılaşıyorlar ve Miranda, Gavin'in aile restoranı ile ilgili bir eleştiri yazısı yazmasıyla olaylar başlıyor. :)

Kitaptan bu kadar bahsettiğim yeter sanırım şimdi yorumuma geçeceğim.
 Miranda benim çok sevdiğim bir kadın karakter oldu. Gavin'a olan aşkı ve tutkusu kalbinden, aklından silinmemiş olsa da bunu Gavin'a belli etmedi ve adamı görür görmez boynuna atlamadı. Aksine, biraz süründürdü diyebiliriz. İyi de yaptı :D Kitap yazarın bakış açısından anlatıldığı için aynı zamanda Gavin'in tarafından da olayları görmek çok hoşuma gitti. Jennifer Probst'un okuduğum il kitabı ve ben yazarın karakterlerini, konuyu işleyişini çok beğendim. Redaksiyonda ve çeviride bir sıkıntı göremedim gerçekten çok akıcıyıdı. Kitabın kapağını da çok beğendim orijinal kapağından çok daha güzel bence.Elinize alıp hoş vakit geçirebileceğiniz ve çabucak bitirebileceğiniz bir kitap. Benim aynı zamanda Nemesis Yayınları'nan okuduğum ilk kitap oldu. Evet bir raf dolusu Nemesis kitabım var ama henüz okuyamamıştım :) Bundan sonra daha çok okuyacağım, kitaplar tam benlik.

Puanım:



a Rafflecopter giveaway

KGBT 16. Tur || Darmadağınık - Emma Chase || Yorum + Çekiliş

9/06/2015, BY Buse Güler - 8 yorum:

New York Times çok satan yazarı Emma Chase'in Karmakarışık adlı kitabının devamı olan Darmadağınık'ta, Kate'le Drew'un başına beklenmedik olaylar geliyor ve ikili ilişkileri için yeniden pazarlığa oturma ihtiyacı hissediyor.
İnsanlar ikiye ayrılır: Yaşananlara temkinli yaklaşanlar ve gözünü daldan budaktan sakınmayanlar… Ben hep sakin kalmaktan yana olmuşumdur. Tedbirli, planlar yapan biriyim. Ne var ki, Drew Evans'la tanıştığımda her şey değişti. Drew çok inatçıydı. Kendisine ve tabii bana çok güveniyordu.
Ama bütün aşk hikâyeleri sonsuza dek mutlu devam etmez. Drew ile atlarımızı batan güneşe doğru süreceğimizi mi düşünmüştünüz? O zaman aramıza hoş geldiniz! Şimdi hayatımın en önemli seçimini yapmak zorundayım. Drew ise kendi seçimini çoktan yaptı. Hatta bu kararı ikimiz adına da vermeye çalıştı. Ama bildiğiniz gibi, ben öyle biri değilim. O yüzden tek başıma Greenville, Ohio'ya döndüm. Gerçi aslına bakarsanız tam olarak yalnız sayılmam… 
Şunu öğrendim ki eski alışkanlıklar kolay kolay yok olmuyor. Ve bazen yolunuza devam edebilmek için, başladığınız yere dönmek zorunda kalıyorsunuz. 

Herkese merhaba!
Kitap Gurmeleri olarak on altıncı blog turumuzu Ephesus Yayınları sponsorluğunda Emma Chase - Darmadağınık kitabına gerçekleştiriyoruz ve bugün turumuzun ilk günü :) Yoruma geçmeden önce söylemem gereken birkaç şey var. Turumuz kapsamında 2 kişiye tur kitabımızı hediye ediyoruz ve bu çekilişleri bir tanesi Facebook sayfamızda bir tanesini de bloglarımızdaki çekilişten hediye edeceğiz. İkisine de katılarak şansınızı arttırabilirsiniz :) Blogumdaki çekilişe yazının sonundan,, Facebook sayfamızdaki çekilişe de buradan katılabilirisiniz.


Biliyorsunuz ki Darmadağınık serinin ikinci kitabı ve ben yorumuma geçmeden önce ilk kitabın yorumunu buradan okuyabilirisin:)

Drew ve Kate'le olan eğlenceli hikayemiz Darmadağınık ile kaldığı yerden devam ediyor. İlk kitapta bütün olayları Drew anlatmıştı biz dinlemiştik. Bu sefer kitap Kate tarafından anlatılıyor. Kitap ilk olarak Kate'in Ohio'da olmasıyla başlıyor, bir şeyler olmuş ve kızımız annesinin yanına dönmüş.

Peki neler olmuş?  Kate bir ay öncesine dönüyor ve bize anlatmaya başlıyor. Aslında kitabın başlangıcı ile ilgili çok fazla bilgi vermek istemiyorum çünkü hikaye birbirine bağlı ve anlatmaya başlatsam sonuna kadar susmayabilirim. Kate ve Drew mükemmel bir çift. Drew, Kate'i elde etmek için çok uğraşmıştı biliyorsunuz. Daha sonra ilişkileri başladı ve her şey çok güzel giderken, birden olaylar değişti. Aslında spoiler vermek istemediğim için olayın ne olduğunu anlatmayacağım sizlere, çünkü heyecanının kaçmasını istemiyorum. 

Darmadağınık, Kate'i çok daha yakından tanımamızı sağlıyor çünkü olayları o anlattığı için biz okurlara karşı kalkanlarını indirmiş oluyor :) Dışarıdan görünen güçlü Kate'i bir de böyle okuduğunuz zaman her şeyin aslında göründüğü gibi olmadığını anlayacaksınız.


Konusundan biraz bahsettiğime göre yorumuma geçebilirim :)

Darmadağınık ilk kitap kadar eğlenceli değildi bana göre. Çünkü olayların akışı değişmişti artık ve bütün bu olayları Drew anlatmıyor, düşünsenize. Gerçi Drew anlatsa da çok daha karamsar olacağına eminim, kitabı okuduğunuz zaman sonlara doğru Drew'i gördüğünüz zaman ne demek istediğimi anlayacaksınız :)

Kitap yine çok akıcıydı, ilk kitap gibi. Sanırım en hızlı okuduğum yazarlardan biri Emma Chase. İlk kez elime aldığım zaman pek vaktim yoktu ve sadece yüz sayfa kadar okuyabilmiştim. İkinci kez elime aldığım zaman uyumadan önce bir kaç bölüm okumaktı amacım. Daha sonra bir baktım, saat sabah dört olmuş ve ben kitabı bitirmişim. :) 

Kitabın kapağını kapattığınızda, yani bitirdiğinizde o suratınızda belirecek olan sırıtmayı buradan görebiliyorum, emin olun öyle olacak. Neden mi? Çünkü kitabın son kısmında size bir sürpriz var. Saat olmuş sabahın dördü ve ben artık son bölümleri okurken biraz uykumun geldiğini itiraf edebilirim ama daha sonra devreye hemen Drew girdi ve kitabı bitirdim. Drew işte... Drew ve Kate, daha başka ne diyebilirim ki? :)

Kitabın kapağını da çok beğendim ilk kitap ile uyumlu olması çok hoşuma gitti. Biliyorsunuzdur Ephesus son zamanlarda çıkardığı tüm kitapları ciltli olarak çıkarıyor ve bu işi gerçekten iyi yapıyorlar. Karmakarışık kırmızı bir cilte sahipti, Darmadağınık gördüğünüz gibi beyaz :)

Darmadağınık'ı okurken bir rekor kırmışım ve yirmi beşe yakın yeri işaretlemişim. Alıntılarımızı merak ediyorsanız, Facebook sayfamızı takip etmenizi öneririm :) Turun son günü hepsini blogumda bir başlık altında toplayacağım zaten :)

Kısacası ilk kitap kadar Darmadağınık'ı da çok sevdim ben. Drew ve Kate zaten benim favori çiftlerimden biri. Kitabın sonu çok çok güzeldi. Henüz ilk kitabı da okumadıysanız eğer ikisini birden almanızı ve okumanızı tavsiye ediyorum :) 

Puanım:

Çekilişe katılmayı unutmayın!

a Rafflecopter giveaway

Okuma Etkinliği #5 - Ateş ve Buz - Aslı Karabulut | Yorum & Çekiliş

5/24/2015, BY Buse Güler - 1 yorum:

Lâl, Pelin ve Miray… Düz yolda yürürken birdenbire uçurumun kenarına gelip uçmaya hazırlanan üç kadın… Bu yola çıktıklarında ne içinde yanacakları ateşten ne de buz tutacakları kar fırtınasından haberdardılar. Mert'in acımasızlığı, Kenan'ın sertliği ve Akın'ın can yakan çekiciliğiyle karşılaştıklarında akıllarında sadece aşk vardı ve tek dertleri kalplerini korumaktı.
İnat ettiler, can acıttılar, tutkuyla seviştiler… Birbirinden farklı hayatlar yaşayan üç çift, dünyanın en eski hikâyesinde buluştular. Cennetin ve cehennemin tam ortasında olsa da nihayetinde sadece âşıktılar. Alev alev, cüretkâr ve şehvetli bir hikâye…


Herkese merhaba.
Etkinliğimizin dördüncü gününde yorum sırası bana geldi. 
Yorumuma geçmeden önce, eğer henüz katılmadıysanız yazımın sonundaki çekilişe katılmayı unutmayın demek istiyorum :)


Vay be diyorum şuan sadece, ne yoğun bir kitaptı.
Kitapta üç çiftimiz var, onların hikayelerini okuyoruz. Tabii bu çiftler birbirinden bağımsız kişiler değiller. Evet, erkek karakterler öyle olsa da kızlarımız birbirlerinin en yakın arkadaşları ve aynı evde yaşıyorlar.

Akın & Miray :
Miray bir tenis hocası. Akın ise bir kızı etkilemek için çok iyi tenis oynadığını söyler. Tabii bu iş lafta kalmaz. Akın'ın tenis oynamayı öğrenmesi gerekir. Miray ve Akın'ın karşılaşmaları ders esnasında başlamıyor aslında. Ondan bir gün önce karşılaşıp, çarpışıyorlar. Akın'ın kıza ettiği lafların haddi hesabı yok :D Olaylı bir tanışma yani. Ertesi gün de birlikte tenis çalışması yapacakları anlaşılıyor. 

Daha sonra da Akın'ın gece klübünde karşılaşıyor çiftimiz. Miray elindeki içkileri Akın'ın üstüne boşalttığında ise Akın arkadaşları tarafından dalga konusu oluyor. Sonra bir iddaaya giriyorlar. Belirledikleri süre zarfında Akın'ın Miray'ı yatağa atması gerek. 

Akın ilk başlarda bir iddaa uğruna bu işe girişse de sonraları Miray'a aşık oluyor. İlk baştan kızmış olsam da sonraları gerçekten Miray'ın Akın'a yaptıklarıyla birlikte beni güldürdüler ve okurken Miray'ı tebrik ettim :D 

Kenan & Pelin :

Pelin yurt dışından yeni gelmiş ve hemen bir işe başlamak istiyor. Bu yüzden amcasından yardım istiyor ve onun önerisi üzerine kendisine bir iş ayarlanıyor. Fakat daha ilk günden iş görüşmesine geç gidince, bu da yetmez gibi bir panik atak geçirince işler karışıyor tabii. 

Kenan için böyle bir sorumsuzluk *geç kalmaktan bahsediyorum* söz konusu bile olamaz. Fakat Kenan, Pelin'i ilk gördüğü anda ondan etkinlenmiştir bu yüzden ertesi gün tekrar görüşmeye gelmesini ister, hem de Pelin bu işi alamayacağını düşünürken. 

Pelin ertesi gün işi alıyor ve orada çalışmaya başlıyor. İlk başlarda aslında Kenan'ın düşüncelerini okumak, o sahiplenici tavırları, iç sesi, gerçekten benim çok hoşuma gitti. Pelin deseniz o da iyi kız. Bu çifti sevdim, kitabın başların favori çiftim diyordum hatta, ama daha sonraları Akın & Miray - Pelin & Kenan arasında kaldım :D 

Mert & Lâl:

Mert ünlü bir iş adamı. Lâl ise bir dergide editörlük yapıyor. Gelecek sayı için Mert ile bir röportaj yapması gerek, yoksa işinden de olacak. Bir şekilde *çok zor da olsa* o röportajı ayarlıyorlar fakat Mert fotoğraf çektirmem dediğinde artık Lâl'de bir nevi ipler kopuyor :D Tartışıyorlar ve Lâl orayı terk ediyor. Daha sonra ne mi oluyor? Tabii ki Lâl pişman oluyor, hem de çok fazla. 

O röportajı bir şekilde yapması gerek. Tekrar Mert ile görüşüyor *bu görüşmesi garip oluyor biraz, kızımız Mert'i takip ediyor ve ona yakalanıyor :D* Her neyse bunlar görüşüyor fakat Mert'in bir teklifi var. Bir hafta boyunca her akşam yemek yiyecekler. Kızımız mecbur kabul eder. Tabii sanırım o da benim gibi işin yemek ile sınırlı kalacağını düşündü. Ama hayır olay yemekle sınırlı kalmıyor. 


İşte kısaca konularımız böyle. Her bölüm başka bir kızımızın hikayesini okuyoruz. Yazarın akıcı bir kalemi olduğu gerçek. Elinize aldığınızda sıkılmadan sayfalar akıp gidiyor. 

Kitap yetişkin okurlar için. Arkasında kocaman bir +18 yazısı mevcut zaten :)

Nedendir bilinmez, bu sefer kitaptaki cinsellik bazen beni sıktı. Tek sorunum oradaydı. Bu sıralar bu tarz kitapları çok fazla okumadığım için birden sevmemiş olabilirim. Normalde okurum aslında sorun yaratmaz ama ters tarafıma denk geldi sanırım :) Dediğim gibi tek sorunum oydu.

Kapağını ve ayracını çok sevdim. Müptela zaten bu konuda bizi gülümseten yayın evlerinden kapaklarını çok beğeniyorum. Yazarımızın devam eden hikayeleri mevcut fakat ilk kitabı :) Kendisine başarılar dilerim, bol okuyucusu olsun.

Puanım:




a Rafflecopter giveaway

Okuma Etkinliği #2 - Kadınımın Şarkısı - Eda Tuzcalı | Çekiliş Sonucu

3/30/2015, BY Buse Güler - 3 yorum:
Herkese merhaba :) Çekilişimiz sonuçlandı. Katılan herkese çok teşekkürler :) Kazanamayanlar üzülmesin çünkü okuma etkinliği boyunca her hafta farklı bir blogda çekiliş oluyor ve etkinlik kapsamındaki sayfalarda da çekilişler devam ediyor :)

İşte kazanan kişi.

Tebrikler Gül! 48 saat içinde adres ve iletişim bilgilerini Eda Tuzcalı Facebook Sayfasına mesaj olarak yazabilirsin. Umarım sen de bizim gibi keyifle okursun :)