KGOS 27. Tur || Yorum: Sonsuzluğun Kıyısında - J.A.Redmerski

4/24/2016, BY Buse Güler - 3 yorum:

"Duygusal, kalp atışınızı hızlandıracak ve hep daha fazlasını isteyeceğiniz bir serüven."-Reveal-
Camryn Bennett hayatı boyunca hiç olmadığı kadar mutludur. Ruh eşi Andrew Parrish'le bir otobüste tanışmalarından beş ay sonra nişanlanmışlardır. Üstelik onları bekleyen tek şey evlilik de değildir. Hem endişeli, hem heyecanlı olan Camryn, hayatının geri kalanını Andrew ile geçirmek için sabırsızlanıyordur. Onun kendisini daima seveceğinden emindir, çiftin hayattan pek çok beklentisi vardır fakat kötü bir olay, hayatlarını bir anda tepetaklak eder. 
Andrew yaşama tutunmaya çalışır, Camryn'in de aynı çabayı göstereceğini düşünür. Ama Camryn'in yarasını tehlikeli yollardan sarmaya çalıştığını fark edince, onu hayata döndürmek için bir şey yapması gerektiğini anlar. Aşklarının her şeyin üstesinden geleceğini ispatlamaya çalışan Andrew, Camryn'i umut ve tutkuyla dolu yeni bir yolculuğa davet eder. Aşkın en güzel hali yine Redmerski'nin kalemiyle okurla buluşuyor. Sonsuzluğun Kıyısında hayata ve aşka dair çarpıcı bir hikâye... 
Herkese merhaba, yeni bir blog tur yorumuyla sizinleyim. 
Yorumuma geçmeden önce, eğer facebook sayfamızda devam eden çekilişe katılmadıysanız buradan , instagram hesabımızda da bulunan çekilişe buradan katılabilirsiniz :)
Bugün turun son günü, son yorum benim. Eğer önceki yorumları incelemek isterseniz, facebook sayfamızdan inceleyebilirsiniz.

İlk kitap olan Hiçliğin Kıyısında yorumuma göz atmak isterseniz buradan bakabilirsiniz :)

Evet, yönlendirmelerim bittiğine göre sanırım yorumuma geçebilirim :)

Öncelikle spoiler vermeyeceğim, ilk kitabı okumadıysanız da yorumumu okuyabilirsiniz. Konusundan arka kapakta yeterince bahsediyor zaten. O yüzden pek bahsetmek istemiyorum.

İlk kitabı gerçekten çok sevmiştim ve seri olduğunu bilmiyordum. Aslında bittiği zaman havada kalan pek bir şey olmamıştı. İkinci kitabı çıkmasa da benim için muazzam bir kitaptı. Ama ikinci kitap olan Sonsuzluğun Kıyısında'nın çıkacağını öğrendiğim zaman gerçekten çok sevindim. Camryn ve Andrew'i tekrar okumak çok güzeldi :)

İlk kitabın sonundan sonra devam ediyor kitap. Hiçliğin Kıyısında'ya göre daha durağan bir kitaptı aslında. Çok fazla eğlenceli değildi ama insanın içine dokunuyor. Yazarın kalemini zaten çok sevmiştim. Okurken içinize işleyen türden bir kitap. 

İki karakter tarafından da anlatılıyor ve bu benim hoşuma giden bir unsur. Bu kitapta çiftimizi pek kolay şeyler karşılamıyor aslında. Epey zorlu dönemlerden geçiyorlar. Bu dönemlerden geçerken de Andrew öylesine mükemmel bir adam oldu ki... Zaten mükemmeldi bana göre ama demek ki daha fazlası da olabiliyormuş :)

Yine ilk kitap gibi bir çırpıda bitirebileceğinizi düşünüyorum. Umarım sizler de benim gibi keyif alarak okursunuz :) Henüz ilk kitabı almadıysanız ikisini birden alın. İlk kitabı okuduysanız, bekletmeyin bu kitabı da :)
Mutlu günler dilerim :) 

KGOS 24. Tur || Yorum: Anlaşma - Elle Kennedy

3/01/2016, BY Buse Güler - 1 yorum:


Okulun kötü çocuğuyla anlaşmak üzereydi ve işler fena halde karışacaktı...Hannah Wells onu baştan çıkaracak birini sonunda bulmuştu. Hayatındaki diğer her şey konusunda son derece kendisine güvenmesine rağmen, konu seks ve arzulara geldiğinde boş çuvaldan farkı yoktu. Hoşlandığı adamın dikkatini çekmek için sinir bozucu, çocuksu ve kendini beğenmiş hokey takımı kaptanına özel ders verip onunla çıkıyormuş gibi davranmak zorunda kalsa da, bunu yapmaya kararlıydı.Garrett Graham’ın tek istediği mezun olduktan sonra profesyonel hokey oyuncusu olmaktı, ancak düşen ortalaması, uğruna çalıştığı her şeyi tehdit ediyordu. Eğer alaycı bir esmer güzelinin başka bir adamı kıskandırmasına yardım etmek takımdaki pozisyonunu garanti altına alacaksa buna katlanırdı. Fakat beklenmedik bir öpücük her ikisini de daha önce yaşamadıkları bir arzu yolculuğuna sürüklediğinde, Garrett numara yapmanın hiçbir işe yaramayacağını anlamıştı. Şimdi sadece Hannah’yı aradığı adamın kendisine çok benzediğine ikna etmeliydi.

Herkese merhaba 
Kapağı kadar kendisini de beğendiğim Anlaşma'nın yorumuyla buradayım. Açıkçası arka kapak yazısını okuduğum zaman kafamda bir şeyler oluşmuştu ve seveceğimi biliyordum. Ama bu kadar eğleneceğimi bilmiyordum.
 smile ifade simgesi
Sınıfta neredeyse herkes Felsefe dersinden kalmak üzere olsa da Hannah A alarak sınıfın en yüksek notunu alıyor.
Garret, okulun yıldızı, hokey takımının kaptanı. Derslerinde çok başarılı olsa da felsefe dersi yüzünden ortalaması düşüyor ve eğer düzelmezse hokey takımında olamayacak. Tahmin ettiğiniz üzere acilen kurtarma sınavına hazırlanmalı ve ortalamasını yükseltmeli. Peki sınıfta herkes düşük not almışken kimden yardım alabilir? Evet, yardım alacağı kişi Hannah. Peki kızımız bunu kabul ediyor mu dersiniz?
Bizimkiler çarpışıp, Garret kızımızın sınav kağıdını ve notunu gördükten sonra ona ders vermesi için ikna etmeye çalışsa da ne söylese fayda etmiyor.


Düşünsenize, okulun yıldız hokey kaptanı, her kız etrafında pervane oluyor, Hannah hariç. Tam da ihtiyacı olan kız hariç. smile ifade simgesi Ben kitabı ve karakterleri sevdim. Hannah ve Garret arasındaki diyaloglar çok eğlenceliydi. Her şeyden önce klişe değildi. O yüzden daha çok sevdim zaten. 


Klasik, adamı görür görmez ona aşık olan her şeyi unutup kendini yakışıklı çocuğun kollarına bırakan bir kız yoktu karşımızda. Garret ise, Hannah'a olan davranışlarına bakınca klişe olmadığını bana kanıtlamış oldu açıkçası.

Orijinalini okumadığım için bilemem tabi ama çok akıcıydı kitap. O yüzden Hanife Albayrak güzel bir çeviri yapmış, ellerine sağlık.Kapağı, tasarımı, ayracı da çok güzeldi. Serinin umarım kısa zamanda devamı gelir çünkü yan karakterler de çok eğlenceliydi.

Puanım:

KGBT 23. Tur || Yorum: Sıkı Fıkı - Emma Chase

2/19/2016, BY Buse Güler - Hiç yorum yok:

Sıkı Fıkı, Karmakarışık günlerine geri dönüyor. Fakat bu sefer tavsiyelerde bulunan ve Dee Dee'yle uğraşmak durumunda kalan tabii ki Drew değil, onun en yakın arkadaşı olan Matthew!
Eğer bu hikâyeyi daha önce duyduysanız beni durdurun. Çapkın erkek bir kızla tanışır, ona âşık olur ve tepeden tırnağa değişir.
Epey güzel bir hikâye, değil mi? Ama bizim hikâyemiz değil. Bizimki çok daha renkli.
Dee'yle tanıştığım an Dee'nin özel biri olduğunu biliyordum. O ise benim kendisiyle birlikte olup, sonra da onu hayal kırıklığına uğratacak bir erkek olduğumu düşündü. Aksini ispatlamamsa epey vakit aldı. Ama konu sevişme olduğunda epey ikna edici olduğum söylenebilir.
Bu hikâyenin en güzel yanı sonu değil, o sona nasıl geldiğimiz...

Herkese merhaba, yeni bir blog tur yorumu ile sizlerleyim :)
Çok severek okuduğum Karmakarışık serisinin üçüncü kitabı Sıkı Fıkı, Kitap Gurmeleri'nin yeni konuğu.Toplamda iki kez aldım elime okumak için ve bitti işte kitap. Kolay okunan kitapları özlemişim açıkçası, Matthew ve Dee iyi geldiler.

Öncelikle Karmakarışık serisi benim favori serilerimdendir. Gerçekten çok severim, Drew Evans'ı daha çok severim :D Ama bu kitap, yani Sıkı Fıkı serideki ana karakterlerimizin yakın arkadaşları olan Matthew ile Dee'nin hikayesi. Onların ilişkilerini biraz daha ayrıntılı öğrenebilmemiz için yazar bunu da yazmış, çok da iyi yapmış.

Matthew, şehrin en prestijli şirketlerinden birinde yatırım bankacısı olarak çalışıyor. Çapkın diyebileceğimiz bir erkek olsa da ileride doğru kadını bulup bir aile kuracağına inanan birisi. 
Dee, striptiz klubünde çalışır gibi giyinip, o şekilde görünse de aslında çok başarılı bir kimyager. Son derece hazır cevap ve özgüveni yüksek bir kadın, zaten Matthew'i de etkileyen bu oluyor. İlişkilere pek sıcak bakmıyor, geçmişte yaralar almış, sütten ağzı yanınca haliyle yoğurdun yanına yaklaşmamaya karar vermiş :D Bu iki kişi birleşip bir ilişkiye başlamaya 'çalışıyorlar' . Gayet de güzel oluyor aslında. İlk başlarda bunu kabul etmiyorlar, özellikle Dee, dediğim gibi bağlanma korkusu var ama ah Matthew tam evlenilecek adam! 

Ben kitabı sevdim. Zaten yazarı, karakterlerini ve konuyu işleyiş tarzını seviyorum. Matthew tarafından anlatılıyordu olaylar. Esprili eğlenceli bir anlatım tarzıydı.

Bu kitapta da Drew ve Kate'i gördüğüme sevindim ve bittikten sonra, sondaki o bonus sahneler çok güzeldi :) Bir Drew Evans olmasa da Matthew iyiydi, Dee'yi de sevdim, o pısırık, sümsük karakterlerden değildi. Eğer nasıl olsa Matthew ve Dee'nin sonunu bildiğinizi düşünüyorsanız kitapta geçen bir alıntı ile karşılık vereyim; "O yüzden hikayenin sonunu şimdiden bildiğinizi düşünüyorsanız da bir yere kaybolmayın. Çünkü yolculuğun en güzel kısmı, nihayet gideceğiniz yere vardığınız an değil, yolda olup biten bütün o çılgınca şeylerdir."

Ben kitabı sevdim ve tavsiye ederim :)

Puanım:

KGBT 22. Tur || Yorum : Şeytanın Stajyeri - Donna Hosie

2/02/2016, BY Buse Güler - Hiç yorum yok:

Her şeytan Cehennem'den çıkmak ister. Peki ya gerçekten bir yol varsa?..
Zamansız ve pek de kahramanca olmayan ölümünden sonra, Mitchell Johnson kendini Cehennem'de Şeytan'ın stajyeri olarak oradan oraya koştururken bulur. Vakitsiz ölümünü bir an aklından çıkaramayan Mitchell'a, efsanelerde bahsedilen bir zaman makinesi tekrar dünyaya dönebilme şansı verir.
Bu planı gerçekleştirebilmek için, her ne kadar onları riske atmak istemese de, arkadaşlarına ihtiyaç duymaktadır. Her gencin kendi ölüm zamanlarına dönmek için farklı sebepleri vardır. İçlerinden biri Cehennem'in korkunç yaratıklarının dikkatini çektiğinde, kendilerini ölümcül bir çıkmazın içinde bulurlar. Düştükleri bu karanlıktan kaçış yolunu bulabilecekler midir?
Yeni bir blog turu yorumundan merhaba :)
Bugün turumuzun ikinci günü ve ilk yorum benim :) Eğer yorumumu okumadan önce facebook sayfamızda devam eden çekilişe katılmak isterseniz buraya , kitabımızın ön okumasına göz atmak isterseniz de buraya tıklayabilirsiniz :)

Şeytanın Stajyeri iki günde bitti.Tasarımına bayıldığım bir kitap oldu ve kesinlikle beklediğim gibi değildi. Arka kapak yazısını okuyunca kafamda bir şeyler şekillenmişti ama ı-ıh ben böyle bir şey düşünmemiştim. Beklentimin üzerinde bir kitap oldu ve ben gerçekten sevdim. En sevdiğim yönü de sanki okumuyor, izliyor gibi hissettirdi bana. 

Konusundan bahsedecek olursam, Mitchell dört yıl önce on yedi yaşındayken ölmüş. Şimdi Cehennem'de Şeytan'ın baş yardımcısı Septimus'un yanında. Yani Şeytan'ın stajyeri. Öldükten sonra Cehennem'e geldiğinden beri sürekli vakitsiz ölümünü düşünüyor ve bunu bir an olsun aklından çıkarmıyor. Üç yakın arkadaşı var, Medusa, Elinor ve Alfarin. Dört arkadaş aynı yaşlarda görünseler de Alfrain 900'lü, Elinor 1600'lü, Medusa da 1900'lü yıllarda ölmüşler. 

Bir gün Şeytan ile Septimus'un konuşmasına kulak misafiri olan Mitchell, bir tür zaman makinesi olan Dönüştürücü'nün varlığından haberdar oluyor. Bu sayede dört arkadaş zamanda yolculuk yapıp vakitsiz ölümlerini engellemek istiyorlar. Ama hesaba katmadıkları şeyler ortaya çıkıyor. İlk Şeytan olan Cehennem'in korkunç yaratıkları kurtadamlar gibi. 

Konusundan bu kadar bahsetmem yeterli. Kitap sonuçta Cehennem'de geçiyor diye ürkmüştüm. Ne beklemem gerektiğini bilmesem de bu kadar eğlenceli bir kitap beklemiyordum. Mitchell o kadar esprili ve eğlenceli bir şekilde anlatıyor ki, kimi zaman kahkahalarımı tutamadım. 

Olaylar başlayana kadar biraz yavaş ilerledi sonra ortalara doğru öyle bir hızlandı ki! Bir baktım bitmiş. Okurken kafamda soru işaretleri oluştu aslında, nasıl olacak gibi. Okurken bu soruların cevaplarını alabildiğim için memnunum :) Okumaya başladığımda yorumumu bekleyenler vardı, tavsiye ederim arkadaşlar. Umarım siz de benim kadar seversiniz. Ben genelde romantizm olmayan kitapları okuyamam ve bu kitap pek romantizm içermemesine rağmen bu kadar sevdiysem, demek ki güzel :) 

Paradokslarla dolu bir kitaptı! Kitabın sonunda ikinci kitabın ilk kısmı var ve onu da okumak beni acayip keyiflendirdi, Medusa tarafından anlatılıyordu :)

 Tavsiyemdir, okuyun ^-^ 

Puanım: