Burcu Bahtiyar - Ünlü Aşk | Yorum

3/07/2015, BY Buse Güler - 5 yorum:

Herkese merhaba ! Yeni bir kitap yorumu ile sizlerleyim :) Yorumdan sonra alıntılara göz atmak isterseniz buradan bakabilirsiniz.

Burcu Bahtiyar'ın Ünlü Aşk' ı daha çıkmadan aklımdaydı. Ephesus' un sevgili editörü Nilüfer Abla alıntılarını paylaştıkça kitabın çıkmasını beklemeye başladım. Bilenler biliyordur, yeni çıkan *eskiden yazılmış olsa bile, yeni basılan demek istiyorum* Türk yazarlardan alıp okuduğum pek kitap yoktur. Ama Ünlü Aşk sayesinde Burcu Bahtiyar artık benim favori yazarlarımdan biri. Kitaptan bir romantik komedi beklerken, daha da farklı şeylerin olduğunu gördüm. Polisiye, romantik komedi ve hafif  duygulandıran bazı kısımlar öyle bir harmanlanmış ki, sevmemek mümkün değil. Kitaptan biraz bahsedeyim.

"Ne diyebilirim ki? Her şey günden güne daha çok sarpa sarıyordu. Basit bir Bodyguard' lık işi devraldığımı sanırken, kendimi resmen polisiye bir durumun içinde bulmuştum."

Karen Yağız bir Bodyguard. Ama öyle güvenlik görevlilerinden falan değil. Bu işin eğitimini en iyi şekilde Amerika'da almış. Tabii bu mesleği tercih etmesinde babasının eski bir MİT ajanı olmasının da payı büyük. 

Can Taker ünlü bir oyuncu. Film çekimleri için Türkiye'ye geliyor ve bu sürede ona eşlik etmesi gereken bir Bodyguard' a ihtiyacı var çünkü ölüm tehditleri alıyor. Tabi bu kişinin akıcı şekilde yabancı dil bilmesi gerekiyor. Karen'in çalıştığı şirkette de yabancı dili iyi olan iki kişi var, Karen ve Toprak. 

Toprak kim mi? Toprak; Karen'in çocukluk arkadaşı, dostu, kardeşi. Her şeyini toplayıp Amerika'ya gittiği zaman ona destek çıkan tek kişi. Ah, bu arada Toprak Karen'e aşık. Hem de öyle böyle değil.
Aslında bu Bodyguard' lık işi Toprak'a verilecekken, bazı olaylar oluyor ve iş Karen'e kalıyor.

Kitabımız da böylece başlamış ve devam etmiş oluyor. Daha fazla anlatmak istiyorum aslında size, bütün kitabı anlatmak istiyorum ama olmaz :D Başta da söylediğim gibi, kitaba bayıldım. Karakterler çok iyiydi. Olaylar deseniz öyle. Eh, bu kitabı okumamanız için bir sebep var mı? Bence yok. 
İlk başlarda aslında ben TEAM Toprak ! diye ortalıkta dolaşıyordum. Daha sonradan olaylar değişip, Can'ın hislerini okuyunca tabii ki Can dedim. Ama Toprak'a karşı ayrı bir sempatim var ve Sergio'ya karşı :D Sergio Can'ın özel koruması ve gerçekten çok eğlenceli bir karakterdi. 

"Kafamın içindeki Can hakkında çözemediklerim puzzle'ı tek tek birleştikçe, onun şımarık bir züppe olduğu konusundaki ön yargımın ne kadar yanlış olduğunu anlamaya başlıyordum."

O kadar çok alıntı çıkarttım ki kitaptan, ama hepsini yayınlamayacağım tabii. Bütün kitabı okutmak istemem :D Onları ayrı bir yazıda paylaşacağım :) Sonlara doğru ben çok fena oldum ama. Son yüz sayfa alıntı falan çıkarmamışım zaten. :D Gerçekten yazarın çok akıcı bir dili var. Elinizden bırakmak mümkün değil. Bu arada kitap genelde Karen'in ağzından anlatılsa da, bazen Toprak ve Can'ın bakış açısından da anlatılmış. Böyle olmasını çok iyi buldum çünkü eğer Can'ın anlattığı kısımları okumasam belli bir yere kadar ondan nefret edecektim ve yazık olacaktı :D 

Uzun bir yorum oldu, ama ne yapayım daha az yazamazdım. :D Umarım sıkılmadan okumuşsunuzdur. 

Puanım:






Ben Ölene Kadar - Amy Plum | Yorum

3/06/2015, BY Buse Güler - 13 yorum:

Herkese merhaba !
Okumaya başlamadan önce serinin ilk kitabı Benim İçin Öl'ün yorumunu okumak isterseniz buraya , alıntılara bakmak isterseniz de buraya tıklayabilirsiniz :)


Sonunda bu kitaba yorum yazabildiğime gerçekten çok seviniyorum. Neredeyse Şubat ayının son yarısını bu kitabı okuyarak geçirdim. Ama sorun kitap mıydı? Asla ! Sorun bendim ! :D Elime kitap alamama durumum sonucunda neredeyse 15 günde 2 -3 kez okuyabildim kitabı. Şubat' ın son günü de bitti zaten kitap :D  

Öncelikle ilk kitabı okumadıysanız yorumumu okumayabilirsiniz. Çünkü ilk kitabı okuduğunuzu farz ederek anlatacağım Ben Ölene Kadar' ı. Hadi başlayalım.

İlk kitabımızda öğrenmiştik Vincent'ın bir geri dönen olduğunu. Şans bu ya, Kate'de aşık ola ola bir geri dönene aşık olmuştu. Oysa ki anne ve babasını kaybetmenin acısını daha içinde yaşarken, aşık olduğu adamın gözlerinin önünde ölüp ölüp dirilmesini *gerçek anlamda* izlemek onun için bir işkenceydi. Bu iş Vincent için de her zamankinden daha zor bir hâl almaya başlamıştı. Çünkü aşık olduğu Kate'i onun yüzünden acı çekiyordu. Ve bir çözüm aramaya başladılar, ikisi de. İşte serinin ikinci kitabı Ben Ölene Kadar; Vincent ve Kate'in aradıkları çözüm üzerinde geçiyor. 

"Ne zaman bir neşe kaynağına ihtiyaç duysam, seni düşünüyorum. Sen benim tesellimsin, Kate. Sırf senin bu dünyada olduğunu bilmek bile, her şeyi anlamlı kılıyor."-Vincent

Neredeyse sonlara kadar öğrenemiyoruz Vincent'ın neler yaptığını. Fakat Kate herkesten gizli bir şeylerin peşinde ve aşkı için bir çözüm bulmaya çalışıyor. Tabii ki her şey planladıkları gibi gitmiyor ve hiç ummadıkları birinden darbeyi yiyorlar. 

Evet bu kadar anlatmam yeterli sanırım. Dediğim gibi, Vincent ve Kate aşkları için bir çözüm arıyorlar. Ama ikisi de ayrı ayrı. Kate'in oturup beklememesini tebrik ettim gerçekten. Genelde bu tarz kitaplarda kızların bu tür kendilerini tehlikeye atmalarına sinir olurum ama bu sefer farklıydı. Kate aşkı için yaptı bütün yaptıklarını. 

"Kate, ben bir ömrü seni bekleyerek geçirdim. Seni görmeden önce hiç kimseyi sevmemiştim... Yani, yüzyılın büyük bir kısmı boyunca ve sanki kalbim daimi olarak bütün bağlantılarını koparmış gibiydi. Artık bakmıyordum bile. Hiçbir şey beklemezken, hiç ama hiç umudum yokken, birdenbire sen geldin."-Vincent


Kitap yine akıcıydı, dediğim gibi okuyamama problemi sadece bendeydi ve ara kitap olduğu için belki biraz sıkıldım. Oysa iki günde bitebilecek bir kitap. Serinin son kitabını ne zaman okurum bilemiyorum ama kısa zamanda okumayı planlıyorum. Ah, şimdi yorumu yazarken hatırladım da, sonu çok fena bitmişti be! Ama tabii ben dayanamadım üçüncü kitabı biraz karıştırdım *-* 

Aslında 5 puan verebilirdim fakat kitap elimde çok uzun süre kalınca, 5 veresim gelmedi. 

Puanım:





Hilekar - Rahime Gaye Önel | Çok yakında !

3/04/2015, BY Buse Güler - 6 yorum:

Genelde blogumda görmeye alışık olmadığınız bir duyuru ile karşınızdayım :D 

Canım arkadaşım Gaye'nin romanı çok yakında okuyucuları ile buluşacak :)
Uzun zamandır 'hadi, hadi' diye bekliyorduk ve sonunda güzel haberi aldık :) Geç olsun, güç olmasın değil mi?  Kitabı yazım aşamasında hepsini olmasa da okumuş biri olarak söyleyebilirim ki, fantastik severler bu kitaba bayılacak :D Ben çok sevmiştim yaratılan dünyayı. 


Son olarak Gaye'ye başarılar diliyorum. Umarım hak ettiği gibi bol bol okuyucusu olur ! Kitabı elime alıp okuyabilmek için de sabırsızlanıyorum :D 



Gözlerindeki Canavar - J.M. Darhower | Tanıtım

2/23/2015, BY Buse Güler - Hiç yorum yok:

Kırmızı Başlıklı Kız, Koca Kötü Kurt’a âşık olursa…

Ignazio Vitale iyi bir adam değildi.

Onu ilk gördüğümde tehlikeyi sezmiştim. Karanlık ve öldürücü… Büyüleyici ve ürkütücü... İstediğim her şey ve ihtiyacım olan son şey... Saplantı.

Beni ağına düşürmesi, yatağa atması ve hayatına dahil etmesi çok uzun sürmedi. Onun sırları vardı, hayal bile edemeyeceğim sırlar… Gözlerindeki karanlık, ürkütücü ve heyecan vericiydi. O, yakışıklı prens maskesi ardına gizlenmiş bir canavardı ve maskesini çıkardığında her şey değişmişti.

Ondan nefret etmek istiyordum. Bazen ediyordum da... Ama bu onu sevmeme engel olmuyordu.

Sizce de konusu mükemmel değil mi? Okumak için sabırsızlanıyorum !