Okuma Etkinliği #16 | Yorum: Sondan Sonra - Amy Plum

1/10/2016, BY Buse Güler - Hiç yorum yok:

"Büyükler bize yalan söylemişti. Whit bize yalan söylemişti. Babam... bana yalan söylemişti. Son yirmi dört saattir kalbim, aklımın kabullenemediği şeyi aslında biliyordu. Hepsi gerçeği biliyordu. Hepsi yalansa, neye inanacaktım ki ben? Neyin hakikat neyin uydurma olduğuna dair en ufak bir fikrim kalmamıştı. Tüm çocukluğum boyunca beynim yıkanmıştı. Artık kendi başımaydım. Güvenecek kimsem yoktu."
Nükleer bir bombanın tüm dünyayı yok ettiği Üçüncü Dünya Savaşı'ndan kaçmayı başaran bir grup insan, Alaska'nın balta girmemiş ormanlarında kendilerine yeni bir hayat kurmuşlardı. Son otuz yıldır, dış dünyada hâlâ yaşıyor olabilecek tüm insanlardan saklanarak doğayla iç içe bir yaşam sürdürmüşlerdi. En azından tüm hayatı boyunca Juneau'ya anlatılan gerçek buydu. Juneau bir gün avdan döndüğünde tüm klanının kaçırılmış olduğunu görür ve onları kurtarmak için yola çıkar. Hayatında ilk defa yaşadığı bölgenin sınırları dışına çıkan Juneau, korkutucu bir gerçekle karşı karşıya kalır: Üçüncü Dünya Savaşı hiç yaşanmamış, şehirler yok olmamıştır ve dünya yerli yerinde durmaktadır. Ona anlatılan her şey koca bir yalandan ibarettir. Yaşadığı bu büyük şokun ardından Juneau şimdi varlığından bihaber olduğu bu modern dünyada kendini kaybetmiş bir halde savrulup durur. Ailesini ve arkadaşlarını kurtarmak için bir yol bulmaya çalışırken, Juneau'nun geçmişi hakkındaki olağanüstü gerçeği bilen bir kişi de onun peşindedir.
Herkese merhaba, yeni bir okuma etkinliğinin yorumuyla sizlerleyim.

Bu sefer farklı olarak bir distopya kitabı okudum. Farklı olarak diyorum çünkü distopya çok sık okuduğum bir tür değil. Uzun zamandır okumamıştım ve böyle güzel bir kitapla distopya türüne döndüğüm için mutluyum açıkçası.

Genelde kitabın konusundan biraz bahseder yorumuma geçerim. Fakat arka kapak yazısında o kadar güzel ve tam olarak anlatmış ki, ben şimdi konusundan bahsetsem ya aynı şeyleri söyleyeceğim ya da spoiler vereceğim. Yine de özetlemem gerekirse; Juneau on yedi yaşında Alaska’da klanıyla birlikte yaşıyor. Otuz yıl önce Üçüncü Dünya Savaşı’ndan sonra oradan kaçmayı başaran otuz-kırk kişilik bir klandan bahsediyorum. Alaska’nın bakir topraklarına saklanmayı başarmışlar. Kızımız Juneau, ava gittiği zaman daha önce görmediği helikopterlerin yuvasının yani klanının üzerinde uçtuğunu görünce bir terslik olduğunu anlıyor ve oraya geri dönüyor. Geri döndüğü zaman klanının kaçırıldığını görüyor, klanın Bilge’si Whit dahil. Şurada bir parantez açalım. Whit, klanın bilgesi ve üç yıl içinde Juneau onun yerini alacak. Kitabı okuduğunuzda göreceksiniz zaten. Kendine özgü tabirleri var. Yara’yla bağlantı kurmak ve Okumak gibi. Bir distopya kitabı ve tahmin edebileceğiniz gibi oluşturulan dünyaya özel bazı terimler ve olaylar var. Daha sonrasında Juneau güçlerini kullanarak Yara’yla bağlantı kuruyor ve klanının nerede olduğu anlamaya çalıştıktan sonra onları bulmak için yola çıkıyor. Fakat farkında olmadığı bir şey var. O klanını ararken, onun da peşinde olan birileri var.

Her neyse, konusundan bu kadar bahsetmemiz yeter sanırım. Yorumuma gelecek olursak, ben kitabı sevdim. Çok fazla distopya türü okumuyorum demiştim. Bunun sebebi genelde bu tarz kitaplardan sıkılıyor olmam. Ama Sondan Sonra öyle olmadı. Başlarında sadece konuyu kavrayana ve karakterleri tanıyana kadar bocaladım biraz. Ondan sonrasında kitap sizi içine çekiyor ve o dünyaya girip Juneau ve Miles ile birlikte yolculuk yapmaya başlıyorsunuz. Şimdiye kadar okuduğum distopyalardan biraz daha farklıydı ve ben okurken keyif aldım. Yazarın fantastik tarzda ülkemizde çıkan bir serisi daha var. Ben onu da okudum son kitabı hariç. Yazarın kalemini gerçekten seviyorum. Tabii ben orijinal halini okumadığım için bu biraz da çevirmenin başarısı oluyor. Gerçekten güzel bir çeviriydi. Yazarın betimlemeleri bu kitapta da mevcuttu ve dediğim gibi çok hoşuma gitti. Sonu çok acayip bir şekilde bitti. İkinci kitabı umarım bir an önce çıkar da okuruz.

Eğer distopya okumayı seviyorsanız kesinlikle okumalısınız bence. Hiç okumadıysanız veya pek sevmiyorsanız da iyi bir başlangıç olacağına eminim. Tavsiye ederim.

Puanım:

Okuma Etkinliği #16 | Yazarın Diğer Kitapları: Sondan Sonra - Amy Plum

1/09/2016, BY Buse Güler - Hiç yorum yok:

Herkese merhaba. Yeni bir okuma etkinliği ile sizlerleyim :) 
Benim yorumum yarın gelecek ama bugün yazarın diğer kitapları ile geldim :)

Amy Plum benim sevdiğim yazarlardandır. Karakterlerini, yazım tarzını en çok da betimlemelerini severim. Yine aynı yayınevinden yani Akılçelen Kitaplar'dan çıkmış bir serisi var. Bu seride üç kitap bir de novella mevcut :) Novella ikinci kitaptan sonra geliyor.Ben ilk iki kitabını okudum ve çok beğenmiştim, en kısa zamanda da üçüncü kitabı okuyacağım, tavsiye ederim. Şimdi sırasıyla diğer kitaplarının konularına bakalım.

Amy Plum, paranormal üçlemesinin ilk kitabı olan Benim İçin Öl’de (Die For Me) , Amerika’da anne babasını trafik kazasında kaybedince, ablasıyla dedelerinin yanına taşınmak zorunda kalan Kate ile onun saf güzelliğine tüm benliğini kaptıran yakışıklı Fransız genci Vincent’ın ruhlara işleyen aşklarını anlatıyor. 

On altı yaşındaki Kate, Brooklyn’den, çoğu kişinin hayalini süsleyen “Işıklar kenti” Paris’e taşındığında, acı günlerini kitap okuyarak ve sanatla iç içe geçirerek atlatmaya çalışır. O sırada, uyur hâldeyken bile onu görebilen bir çift gözün kendisini aşkla izlediğinden habersizdir. Kate’in, bir kafede kitap okurken gördüğü ve tüm genç kızların yüreğini hoplatacağını, kendisine hiç takılmayacağını düşünerek iç geçirdiği Vincent’ın gözleridir bunlar. Ve Kate de Vincent’a gönlünü kaptırır.

Ama bu aşkın önünde gizemli ve ürkütücü bir engel vardır. Vincent normal bir insan değildir. Hayatını her gün riske atmasına neden olan korkunç bir yazgıya mahkumdur. Ayrıca onu ve tüm ırkını yok etmeye çalışan ölümsüz ve tehlikeli düşmanlara karşı koymak zorundadır. 

Okurken nefes nefese kalacağınız Benim İçin Öl’ün yazarı Amy Plum, ikincisi 2012’de yayımlanacak paranormal üçlemesinin bu ilk kitabıyla gençlerin kalbinde şimdiden taht kuruyor.

“Gizemli ve romantik bir aşkı anlatan bu romanı elimden bırakamadan bir çırpıda okuyup bitirdim.”
New York Times en çok satanlar listesinde 1 numara olan Kanatlar dizisinin yazarı Aprilynne Pike.


O, Aşkı İçin Ölmeye Değil, Ölmemeye Söz Verdi 

Vincent, kollarını bedenime sarmadan evvel bakışlarımı yakalamaya çalışıyordu. “Seni kaybetmekten çok korkuyorum,” dedi, dudaklarının arasından çıkan nefesiyle saçlarımı okşayarak. “Ve o kadar basit ki, Kate. Tek bir hata yapıyor ve sonsuza kadar yok oluyorsun.”

Amy Plum, paranormal üçlemesinin ikinci kitabı olan Ben Ölene Kadar'da Vincent ile Kate'in aşkları uğruna verdikleri mücadeleyi ele alıyor. 

Vincent bu kez aşkı için yaşamaya yemin etmiştir. Bu karardan memnun olan Kate, Vincent'ın doğasına aykırı işlere girişmiş olmasından dolayı da rahatsızdır. Yaşadığı karmaşayı bir çözüme kavuşturmaya ve sevgilisini ölümlü bir insana dönüştürmeye karar veren Kate, bilmeden kendini büyük bir tehlikenin kucağına atar. 

Vincent'ın başı da beladadır. Onu ve tüm ırkını yok etmeye çalışan ölümsüz ve tehlikeli düşmanlara karşı amansız bir savaşı sürdürürken, bir yandan da bir geri dönen olduğunu öğrenen Kate'in dedesine karşı koymaya çalışmaktadır.
Ölmemeye söz veren Vincent, hayatta kalmayı başarabilecek mi? 

Paranormal üçlemenin ilk kitabı Benim İçin Öl ile büyük bir başarı yakalayan Amy Plum, serinin ikinci kitabında da soluk soluğa okuyacağınız bir heyecan fırtınası sunuyor.


Uluslararası çok satan Benim İçin Öl üçlemesinin romantik ve ölüme meydan okuyan dünyasında geçen bu novellada en iyi arkadaşının sevgilisine âşık olan ölümsüz Fransız sanatçı Jules'un hikâyesini dinliyoruz.

Jules Marchenoir bir geri dönen, bir ölümsüz. Onun görevi, ölüm tehlikesiyle karşı karşıya olan insanların hayatlarını kurtarmak. Bunun karşılığında ödediği bedelse çok ağır: binlerce kez tekrar tekrar yeniden ölmek. 

Jules, hayatını bir asır boyunca Paris sokaklarında kızlarla flört ederek ve aşka zerre kadar önem vermeyerek geçirmiştir. Ancak hiç beklemediği bir anda karşısına çıkan Kate Mercier'in, hayatını tamamen değiştireceğini hemen anlar. Kate onun gerçek aşkıdır. 

Ne var ki Kate, Jules'un en yakın arkadaşı olan Vincent'e âşıktır. Jules belki de tekrar tekrar yaşadığı tüm hayatlar boyunca karşısına çıkan en zorlu kararı vermek zorundadır şimdi: Dostuna sadık mı kalmalı, yoksa uğruna ölmeye değer olan gerçek aşkı mı tercih etmeli...

SEVDİĞİNİ KURTARMAK İÇİN NE KADARINA HAZIRSIN?

Amy Plum’ın tüm dünyada fırtınalar koparan, önemli çok satanlar listelerinin 
gediklisi hâline gelen Benim İçin Öl Üçlemesi tamamlanıyor.

Vincent beni bulmak için pek çok hayat boyunca beklemişti, ancak ortak geleceğimize dair hayallerimiz bir anda paramparça oldu. İkimizin de “arkadaş” olarak tanımladığımız biri ona ihanet etti ve ben de Vincent’i kaybetmiş oldum.

Şimdi düşmanımız France’ın ölümsüzlerini hâkimiyeti altına almaya son derece kararlı ve istediklerini elde etmek için bir savaş başlatmaktan da kaçınmayacaklar.

Heyecan dolu bir macera… Aşk, mücadele, gözyaşı, sürpriz bir son…

Benim İçin Öl Üçlemesi’nin son cildi,

Ben Ölene Kadar - Amy Plum | Yorum

3/06/2015, BY Buse Güler - 13 yorum:

Herkese merhaba !
Okumaya başlamadan önce serinin ilk kitabı Benim İçin Öl'ün yorumunu okumak isterseniz buraya , alıntılara bakmak isterseniz de buraya tıklayabilirsiniz :)


Sonunda bu kitaba yorum yazabildiğime gerçekten çok seviniyorum. Neredeyse Şubat ayının son yarısını bu kitabı okuyarak geçirdim. Ama sorun kitap mıydı? Asla ! Sorun bendim ! :D Elime kitap alamama durumum sonucunda neredeyse 15 günde 2 -3 kez okuyabildim kitabı. Şubat' ın son günü de bitti zaten kitap :D  

Öncelikle ilk kitabı okumadıysanız yorumumu okumayabilirsiniz. Çünkü ilk kitabı okuduğunuzu farz ederek anlatacağım Ben Ölene Kadar' ı. Hadi başlayalım.

İlk kitabımızda öğrenmiştik Vincent'ın bir geri dönen olduğunu. Şans bu ya, Kate'de aşık ola ola bir geri dönene aşık olmuştu. Oysa ki anne ve babasını kaybetmenin acısını daha içinde yaşarken, aşık olduğu adamın gözlerinin önünde ölüp ölüp dirilmesini *gerçek anlamda* izlemek onun için bir işkenceydi. Bu iş Vincent için de her zamankinden daha zor bir hâl almaya başlamıştı. Çünkü aşık olduğu Kate'i onun yüzünden acı çekiyordu. Ve bir çözüm aramaya başladılar, ikisi de. İşte serinin ikinci kitabı Ben Ölene Kadar; Vincent ve Kate'in aradıkları çözüm üzerinde geçiyor. 

"Ne zaman bir neşe kaynağına ihtiyaç duysam, seni düşünüyorum. Sen benim tesellimsin, Kate. Sırf senin bu dünyada olduğunu bilmek bile, her şeyi anlamlı kılıyor."-Vincent

Neredeyse sonlara kadar öğrenemiyoruz Vincent'ın neler yaptığını. Fakat Kate herkesten gizli bir şeylerin peşinde ve aşkı için bir çözüm bulmaya çalışıyor. Tabii ki her şey planladıkları gibi gitmiyor ve hiç ummadıkları birinden darbeyi yiyorlar. 

Evet bu kadar anlatmam yeterli sanırım. Dediğim gibi, Vincent ve Kate aşkları için bir çözüm arıyorlar. Ama ikisi de ayrı ayrı. Kate'in oturup beklememesini tebrik ettim gerçekten. Genelde bu tarz kitaplarda kızların bu tür kendilerini tehlikeye atmalarına sinir olurum ama bu sefer farklıydı. Kate aşkı için yaptı bütün yaptıklarını. 

"Kate, ben bir ömrü seni bekleyerek geçirdim. Seni görmeden önce hiç kimseyi sevmemiştim... Yani, yüzyılın büyük bir kısmı boyunca ve sanki kalbim daimi olarak bütün bağlantılarını koparmış gibiydi. Artık bakmıyordum bile. Hiçbir şey beklemezken, hiç ama hiç umudum yokken, birdenbire sen geldin."-Vincent


Kitap yine akıcıydı, dediğim gibi okuyamama problemi sadece bendeydi ve ara kitap olduğu için belki biraz sıkıldım. Oysa iki günde bitebilecek bir kitap. Serinin son kitabını ne zaman okurum bilemiyorum ama kısa zamanda okumayı planlıyorum. Ah, şimdi yorumu yazarken hatırladım da, sonu çok fena bitmişti be! Ama tabii ben dayanamadım üçüncü kitabı biraz karıştırdım *-* 

Aslında 5 puan verebilirdim fakat kitap elimde çok uzun süre kalınca, 5 veresim gelmedi. 

Puanım:





Okuma Etkinliği #1 - Benim İçin Öl - Amy Plum | Alıntılar

2/10/2015, BY Buse Güler - 5 yorum:


Herkese merhaba !
Okuma Etkiliğimizin ikinci ve son günü :D Dün yorumlar paylaşılmıştı, bugün ise alıntılar ve Vincent'ın röportajı var :) Umarım alıntıları beğenirsiniz :)
Yorumlar için buraya ve buraya tıklayabilirsiniz.
Vincent röportajına da buradan bakabilirsiniz :)