KGBT 15.Tur || Gecenin Sonu - Lauren Blakely || Yorum

9/04/2015, BY Buse Güler - Hiç yorum yok:

"Kendini benim kontrolüme bırak."Dünyaları seks, aşk ve yalanlarla doluydu. Onu baştan çıkarıyordu. Aklını ve bedenini tamamıyla ele geçirmişti. Ruhu da sözcükleri kadar seksiydi. Clay Nichols, Julia Bell'in isteyebileceği her şeye sahipti, ama aynı zamanda da sahip olamayacağı tek şeydi. Bir gece hayatına girmiş ve ona hiç bilmediği bir zevkin ve aşkın kapılarını açmıştı. Bedenini ve düşüncelerini ele geçirmişti. İşte bu da onu çok tehlikeli kılıyordu.
Julia, onunla geçirdiği, aklını başından alan bir haftanın ardından ondan apar topar kaçmıştı, ama şimdi Clay, ona sahip olmaya kararlı bir tavırla karşısında duruyordu. Julia, onda uyuşturucu etkisi yaratıyordu. Ateşli, unutulmaz ve asla tadına doyulmayan. Julia, onun için tam bir gizemdi ve Clay mücadele etmeden onun gitmesine izin vermek niyetinde değildi. Ama Julia'nın mutlu olabileceğine dair en ufak ihtimali dahi yerle bir etmekle tehdit eden karanlık sırları vardı. O aranan bir kadındı - riskli, tehlikeli - ama yine de aralarındaki çekim inkâr edilemezdi. Aşkta daha önce hüsrana uğramış iki insanın tutkuları ve özlemleri, tehlikeyle buluştuğunda yeniden güvenmeyi başarabilirler miydi? New York Times ve USA Today'in en çok okunan yazarı Lauren Blakely'den duygu yüklü, şehvetli ve erotik bir aşk romanı…

Kitap Gurmeleri'nin on beşinci blog turundan herkese merhaba!
Agapi Yayınları sponsorluğunda gerçekleştirdiğimiz turumuzda son gün yorum sırası bana geldi :) Arka kapağından konusu oldukça anlaşılıyor aslında ama adet yerini bulsun ben yine de biraz bahsedeyim. Ama bir dakika, ona geçmeden önce kitabın yetişkin okurlar için olduğunu belirtmem gerek. Gecenin Sonu erotik bir kitap ve yetişkin bile olsanız bu tarz kitaplardan hoşlanmıyorsanız okuyamazsınız ama okuyabiliyorsanız sorun olmayacaktır.

Julia Bell, kızımız barmenlik yapıyor, ortağı olduğu bir barda. Hayatını şu sıralar tek gecelik ilişkilere adamış diyebiliriz çünkü son sevgilisinden fena bir kazık yemiş o yüzden uzun süreli bir ilişki şu sıralar ona göre değil. Hatta hayatı biraz karışık bir durumda işte bu son sevgilisinin attığı kazıkla ilgili bir durum o, okuyunca anlarsınız.

Clay Nichols ise bir avukat. Julia ile Clay'ın tanışmaları da şu şekilde oluyor. Julia'nın kız kardeşinin nişanlısı aynı zamanda Clay ile arkadaş. Julia'nın kız kardeşinin aracı olmasıyla Clay bir gece kızımızın barmenlik yaptığı bara geliyor ve böyle tanışıyorlar. Ama tanışmaları tatlı bir atışma ile gerçekleşiyor diyebilirim. Bu kısımları okurken çok hoşuma gitti. Böyle lafını esirgemeyen, altta kalmayan kızlara bayılıyorum :D 

Tavsiye üzerine bir buluşturma gerçekleştiren, bu sıralar tek gecelik ilişkilerle takılan bu iki karakterimiz, o gecenin sonunda ne yaptılar sizce? Tabii ki tek gecelik bir ilişki yaşadılar. Ama kendilerini kandırdılar biraz çünkü bu ilişki tek gecelik bir ilişkiden ibaret olmayacak. Clay başka bir şehirde yaşamasına rağmen onu düşünmeden duramıyor zaten. Julia'da kendini çekmeye çalışsa da etkilendiğinin farkında ama aynı zamanda hayatı çok karışık dediğim gibi. Çiftimizin böyle bir birlikteliği başladı işte.

Konusundan bahsettiğime göre yorumuma geçeyim. Agapi Yayınları'ndan okuduğum ilk kitap oldu Gecenin Sonu. Kitap ve sayfa tasarımını, yazı puntosunu, yazarın kalemini çok sevdim. Gerçekten kendini okutturan ve akıcı bir kitaptı. Bazı kısımlarda bu tarzda farklı kitaplar ile biraz benzerlikler gördüm. 

Julia sevdiğim bir karakter oldu fakat olayları Clay'a anlatmamasına sinir oldum. Adam avukat yahu! Onun dışında bir problem yoktu :)

Kitabın sonu ise çok fena bir yerde bitti umarım Agapi bizi çok bekletmeden diğer kitabını da çıkarır :)


Nemesis Yayınları; Eylül Ayı Kitapları || Tanıtım

8/31/2015, BY Buse Güler - Hiç yorum yok:

Herkese merhaba! Nemesis Yayınları Eylül ayında çok güzel kitaplar ile bizlerle olacak ben de sizlere duyurusunu yapmaya geldim :)


Yazar: Barbara J. Zitwer
Kitap adı: Ölüm Bizi Ayırana Dek
Çeviren: Eda Tevrizci
Sayfa Sayısı: 400
Orijinal isim: The J.M. Barrie Ladies’ Swimming Society
Ön Sipariş: 01 Eylül 2015

Joey, iş için Amerika’dan İngiltere’ye gelmiştir. Son dönemlerde epey kötü gitmiş özel hayatı yüzünden, evinden uzakta olacağı bu dönemi, kafasını toplamak için de kullanmaya kararlıdır. Kaldığı evin kapı komşusu olan Ian ve kızı Lily ile tanışır. Sadece baba ve kızdan oluşan bu aile, hayatına tahmin etmeyeceği bir şekilde dahil olmuştur ve aralarındaki ilişki gittikçe güçlenmeye başlar. Ian, Joey’in hayatında gördüğü en farklı ve dingin erkektir. Ve bu dinginlik, geçmişte yaşadıklarından ileri gelmektedir.
Evinin yakınlarında koşuya çıktığı bir gün Joey, saklı kalmış bir göl keşfeder. Kışları buz tutan bu göl, beş kadının sığınağıdır adeta. Her gün gölün buz gibi sularında yüzmek için buluşan beş eski dost… Joey’i de aralarına davet ederler. Onlarla birlikte gölün soğuk sularında yüzmeye başlayan Joey, bu kadınlardan hayatla ilgili her gün yeni bir şey öğrenir. Ağızlarından çıkan her cümleden bilgelik akan bu kadınlar, Joey’i, hem kendini hem de Ian’ı anlayabileceği bir yola sokarlar. Ancak hayatta geri dönüşü olmayan bazı yollar vardır. Anlamak gibi… İnsan bir kez anladığında, bir daha hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır.



Yazar: Jennifer Probst
Kitap adı: Sonuna Kadar
Çeviren: Yaprak Yılmaz
Sayfa Sayısı: 336
Orijinal isim: All the Way
Ön Sipariş: 01 Eylül 2015

Ailenize ait İtalyan restoranının işleri çok kötü ve siz her şeyi düzeltmek için işin başına geçtiniz.

Çalışanları idare etmek çok zor çünkü hepsi ya akraba ya da eski bir tanıdık.

Garsonluk yapan kardeşiniz kız arkadaşıyla görüşmek için sürekli işi savsaklıyor.
Barmense sigara tiryakisi. Durmadan sigara molası verip barı boş bırakıyor.
Hepsinin yerine çalışmak ve müşterileri memnun etmek zorundasınız.
Yine de şefin açığını kapatmanız çok zor. Zaten o da karısıyla kavga etmiş ve sinir bozukluğundan bütün yemeklerin baharatını ve tuzunu fazla kaçırıyor. O kadar fazla kaçırıyor ki, müşteriler durmadan su sipariş ediyorlar.
Boş masalardan birine bir kadın ve bir adam oturuyor. Kardeşiniz ortalarda olmadığı için masanın siparişini almaya gidiyorsunuz. O anda, üç yıl önce, sadece size aşık olduğu ve siz sorumluluk istemediğiniz için terk ettiğiniz kadınla göz göze geliyorsunuz. Üstelik karşısında oturan kıl kuyrukla da sevgili gibi görünüyor.
İşte size Gavin Luciano’nun hikâyesi. Ama bu hikâyeye biraz acı katabiliriz. Gavin’in karşısında bulduğu kadın, yani Miranda Storme, son yılların en beğenilen restoran eleştirmeni. O akşam şefin bol baharatlı spesiyalini yedikten sonra içinde yeninden alevlenmeye başlayacak olan terk ediliş acısı bütünüyle gerçek.
Bu gerçek de onun ilham kaynağı.
Alacağı intikam için.
Sonuna kadar…



Yazar: Inara Scott
Kitap adı: Gözde Bekâr
Çeviren: Defne Ege Taylan
Sayfa Sayısı: 320
Orijinal isim: Rules of Negotiation
(Bencher Family #1)
Ön Sipariş: 01 Eylül 2015

New York’lu kadınların hayallerini süsleyen gözde bekâr Brit Bencher’ı herkes Öldüren Cazibe diye bilir. O bekletilemez, reddedilemez, istediği şeyi alması için neyi istediğini işaret etmesi yeterlidir.

Ancak madalyonun öbür yüzünde, ailesine son derece düşkün, şefkat dolu bir adam vardır. Özellikle söz konusu şey kız kardeşi olduğunda akan sular durur. Yaşadığı kötü günler nedeniyle büyük bir depresyon geçiren kız kardeşinin tek kurtuluş yolu, hiç kimsenin ulaşamadığı bir adamla görüşüp yıllarca üzerinde çalıştığı projeyi ona anlatmasıdır. Bu onu yeniden hayata döndürebilecek tek yoldur ancak Brit tüm şöhretine rağmen bu adama ulaşamayan insanlar arasındadır.

Sonunda bir yol bulur. Gizemli adamla görüşebilen tek kişi gibi görünen avukatına ulaşır. Tori Anderson. Doğrudan o adama ulaşmak istediğini söylese asla yardımcı olmayacak olan Tori’yi baştan çıkarmaya, böylece duygularını kullanarak ondan istediğini almaya karar verir. Ne de olsa o Öldüren Cazibe’dir. New York’lu modeller, kapak kızları, hatta neredeyse tüm kadınlar onun peşinden koşarken, Tori gibi bir avukatın ona hayır demesi mümkün değildir.

Öyle değil mi?

KGBT 15. Tur || Gecenin Sonu - Lauren Blakely || Ön Okuma

8/31/2015, BY Buse Güler - Hiç yorum yok:

Herkese merhaba!
Nasılsınız? Umarım iyisinizdir ben çok iyiyim. Sanki blog turunu kurduğumuz gün dün gibi ama baksanıza on beşinci tura gelmişiz bile! Desteklerinizden ötürü teşekkürler ^-^ 

Şimdi gelelim konumuza; on beşinci turumuz Agapi Yayınları sponsorluğunda Lauren Blakely - Gecenin Sonu kitabına gerçekleşiyor. Bir kişiye tur kitabımızı hediye ettiğimiz çekilişe katılmak için tık tık :)

Şimdi gevezeliğim bittiğine göre ön okumamız ile sizi baş başa bırakıyorum :)


KGBT 14.Tur || Yalnızlık Cesaret İster - Merve Deniz || Yorum

8/25/2015, BY Buse Güler - Hiç yorum yok:

Yeni bir blog turunda son gün yorum sırası bana geldi :) Eğer 2 kişiye tur kitabımızı hediye ettiğimiz çekilişe katılmadıysanız, buradan katılabilirsiniz. :)











Birbirlerine yasladıkları tek şey bedenleri değildi; tüm umutları, umutsuzlukları o gece koyun koyunaydı.
Issız bir adaya düşseniz yanınıza alacağınız üç şey ne olurdu?
Başarılı, genç ve güzel bir kadın olan Rüya, ta ki âşık olduğu adamla aynı adaya düşene kadar bu sorunun yanıtını hiç düşünmemiştir. Gönlünü, çalışanların "Otoriter Despot" ismini verdiği yöneticisi Arel Bozan'a kaptıran Rüya, Arel'in kendisini fark etmesi için sonsuz bir çaba içindedir, ama ne yaparsa yapsın bir türlü Arel'in dikkatini çekmeyi başaramaz. Çıkacakları Hindistan geziyse Rüya'nın son şansıdır: Ya devam edecek ya da vazgeçecektir. Fakat hiçbir şey planladığı gibi gitmez ve kendisini âşık olduğu adamla birlikte ıssız bir adada bulur. Acaba hayatta kalmak için büyük bir mücadele verdikleri bu ıssız adada Rüya, Arel'in duvarlarını yıkabilecek midir?

Rüya bir şirkette asistan olarak çalışıyor ve kızımız işini çok seviyor. Ama belki işinden daha çok sevdiği bir şey daha var; patronu duygusuz, despot Arel Bozan. Arel'e gelirsek eğer, bırakın Rüya'nın aşkını, adam Rüya'nın bile farkında değil. Ama sonra kızımızın önüne bir fırsat çıkıyor. Hindistan'a bir iş gezisi yapmaları gerekiyor. Rüya da bu fırsatı kaçırır mı? Artık duygularını açıkça belli ediyor ve Arel'e onu sevdiğini söylüyor. Arel ne yapıyor dersiniz? İnanmıyor, kızın şaka yaptığını zannediyor. Sonra Rüya'nın ciddi olduğunu fark ediyor tabi.

Devreye kötü kadın olan Natali giriyor; Arel'in eski sevgilisi. Olayların detayına girmeden şu şekilde anlatabilirim. Natali, Arel ve Rüya'nın ıssız bir adaya düşmelerini sağlıyor, aslında onların canlı olarak o adaya düşmelerini istemiyor fakat olaylar planladığı gibi gitmiyor tabii. Her neyse bu arada ben Arel ve Rüya ne zaman düşecekler adaya diye düşünüp durdum hep başlarında. Olayların gidişatında öyle bir durum yok çünkü, ne alaka diye düşünebilirsiniz. Ama sonra öyle güzel bir sebep yaratmış ki yazar, gerçekten hoşuma gitti ve hiç göze batmadı.

Bunlar adaya düşüyor düşmesine ama nasıl hayatta kalacaklar ne yapacaklar? İşte ben bunları okurken çok keyif aldım. Daha önce bir ada hikayesi okumamıştım açıkçası sadece bir iki film izlediğimi hatırlıyorum ama okumak da çok zevkliymiş. Yazar Merve Deniz'in kalemini ve yazdığı olayları beğendim :)

Adaya düştükten sonra sanki bizim duygusuz Arel'de bir aydınlanma oluyor. Tabii yanında başka kimse yok Rüya var. Başbaşa kalıyorlar mecburen, birbirlerini daha iyi tanıyorlar. Rüya da boş durmuyor tabii, Arel'in bir nevi dış kabuğunu kırıyor, içinde barındırdığı adamı ortaya çıkarıyor. Böyle olması hoşuma gitti gerçekten :)

Eğlenceli ve okuması keyifli bazı yerlerinde sizi heyecanlandıran, merak etmenize sebep olan bir kitaptı. Değişik bir kitap olduğunu söyleyebilirim, ada hikayelerinden bu tarz şeylerden hoşlanıyorsanız zaten okumalısınız :)

Puanım: