KGBT 31. Tur || Yorum : Mekanik Aşk - Zeliha Eren

9/23/2016, BY Buse Güler - 1 yorum:

Bilişim İstihbarat Servisi'nde macera hız kesmeden devam ediyor! Kemerlerinizi çıkarmadınız, değil mi?Gördüğü her güzele kur yapabilme yeteneği olan, Bilişim İstihbarat Servisi'nin cesur ve yakışıklı ajanı Alex Cavendish, dünya kadın popülasyonu içinde asla öpmemesi gereken tek kadının dudaklarına dokunurken, geri dönüşü olmayan bir yola girdiğinin farkında değildi.Julie Thompson, robotlarıyla mutlu mesut yaşayan, onlara nesli tükenmekte olan son panda yavrusu muamelesi yapan bir bilim insanıydı. Fakat evrenin onunla ilgili farklı planları vardı. Hayatı boyunca nefret ettiği adamın çekimine kapılıp bir yanardağa dönüşmüş, bu da yetmezmiş gibi bir anda ajan olup göreve gönderilmişti. Üstelik de onunla…
Alex, aristokrasinin beşiği olan İngiltere'de skandal haberler, renkli alışveriş poşetleri, işkence aletine dönüştürülmüş rujlar ve katil olma potansiyelini ortaya çıkaran futbolcuların arasında akıl sağlığını korumaya çalışırken, bir yandan da kendi de dâhil olmak üzere- dünya çapında birçok ajanın hayatını kurtarmayı amaçlayan görevde başarılı olmak için, geçmişinden gelen şeytanlarıyla savaşmak zorunda kalır.
İki inatçı yüreğin baştan çıkarma oyunlarıyla süslenen doludizgin aşkına kahkahalarla eşlik ederken, tehlikeli maceralarla kalp atışlarınız yükselecek.
Tavsiye: Kesinlikle sakin olmadan okuyun!
Öfke hiç bu kadar ateşli olmamıştı. Tutku hiç bu kadar alev almamıştı. Ve aşk… Belki de hiç bu kadar eğlenmemişti bu iki delinin kalbine düşene dek.


Herkese merhaba.

Yine çok güzel bir kitabın tur yorumu ile sizlerleyim. Ephesus Yayınları’ndan çıkan, Zeliha Eren’in yazdığı Mekanik Aşk beklediğim bir kitaptı. Yazarın ve serinin ilk kitabı olan Kuzey Masalı’nı okuduktan sonra ikinci kitabın çıkacağını duyduğumda çok sevinmiştim. Bilirsiniz ya, bir kitabı okursunuz ve karakterlerini çok seversiniz. Kitap bitse de siz kurgudan ve karakterlerden kopmak istemezsiniz. Durum böyle olunca, yeni bir kitap geleceği ve bu kitap Alex ile Julie’nin hikâyesi olacağı için epey heyecanlıydım. Tahminlerim doğru çıktı, Mekanik Aşk gerçekten keyifle okuduğum bir kitap oldu. Kuzey Masalı’nda okuduğum karakterleri tekrar burada görmek çok iyi geldi, insan özlüyor (:


Kitabın giriş kısmında aslında Alex ve Julie’nin tanışıklığının daha eskiye dayandığını okuyoruz. Julie’nin, Alex’e olan öfkesi ve nefretinin de sebebini anlıyoruz aslında. İtiraf edeyim, ilk başlarda okurken Alex’in hareketlerine gözlerimi devirmiş ve sinir olmuş olabilirim. Onun dışında Alex’i sevdim, adam sevilmeyecek gibi değil. (: Çiftimizde sürekli bir didişme mevcuttu. Bu benim hoşuma gitti açıkçası, altta kalmayan kadın karakterleri seviyorum ve okurken çok eğlenceli bulduğum kısımlardandı bu minik atışmalar. Alex gibi bir adamdan bahsediyoruz ve onu dize getirecek bir kadına ihtiyacı vardı bence ve Julie büyük bir zevkle bu görevi üstlenmiş gibi görünüyor. (:

İlk kitap gibi Mekanik Aşk da gerçekten kahkaha attıracak kadar eğlenceli, yine maceralarla dolu bir kitaptı. İlk kitaptan tanıyıp sevdiğim karakterleri tekrar okumak da çok hoşuma gitti. Baş karakterlerimiz Alex ve Julie’yi okumak keyifliydi.

Ephesus Yayınları’nı tasarım, cilt ve kapak için tebrik ederim. Gerçekten çok güzel olmuş, seri uyumu da çok hoşuma gitti. İnsanın sarılası geliyor. (:

Benim zevkle önerebileceğim kitaplar arasında Mekanik Aşk. Zeliha Eren tatlı yazarımız yine çok güzel yazmış, kalemine sağlık (:




Okuma Etkinliği : Kan ve Aşk - Işılca | Alıntı

7/05/2016, BY Buse Güler - Hiç yorum yok:

Merhaba, okuma etkinliğimizde sıra alıntılarda.
Umarım beğenirsiniz.






Okuma Etkinliği : Kan ve Aşk - Işılca | Yorum

7/02/2016, BY Buse Güler - Hiç yorum yok:

Hiçbir Aşk kanla yazılamaz
İntikam ateşinin AŞK'a aşka dönüşme savaşıYıl 1760… Kelimelerin sustuğu, kılıçların konuştuğu yedi yıl savaşları tüm acımasızlığıyla devam ederken AŞK intikam ateşinde doğacaktı…
Bir Leydi;Hoyrat bir nehir, ateşten doğan keskin bir kılıç, yayından fırlamış bir ok, ne aşka boyun eğer ne de kanla yazılacak bir kadere…
Bir Lord; Öfkeyle kaynayan bir okyanus, fırtınalarla bilenmiş bir hançer, ne sınırlara boyun eğer ne de aşktan örülmüş zincirlere… Nehir ve okyanus, savaş ve barış, tutku ve nefret…
Herkese merhaba!
Bu sefer çok güzel bir okuma etkinliği ile sizlerleyim.
Uğur Böceğinin Kitaplığı, My Real, Esra Nazenin Özdemir ve ben toplandık benim en sevdiğim yazarım Işılca'nın yeni kitabı Kan ve Aşk için etkinlik düzenledik. 

Yorumuma geçmeden önce ön okuma için buraya, Esra'nın güzel yorumu için buraya , yazarımızın diğer kitapları hakkında bilgi veren Aslı'nın yazısını okumak için de buraya tıklayabilirsiniz.

Henüz çekilişimize katılmadıysanız da buradan katılabilirsiniz.

Gelelim yorumuma :)

Işıl abla benim, alışveriş listesi yazsa alır okurum dediğim bir yazar. Hâl böyle olunca, pek alışık olmadığım historical tarzında olan Kan ve Aşk için bile heyecanla beklemeye başladım. Kitap daha önce wattpad platformunda yayınlanmış fakat maalesef ben okumamıştım. Ama okuduğum zaman, daha önce okuyanların neden bu şekilde sabırsızlanarak ve büyük bir sevgiyle kitabı beklediklerini anladım. Çok güzeldi çünkü!

Kitabın konusundan bahsetmeyeceğim. Arka kapak yazısında ve Esra'nın yorumunda konusundan bahsediyor zaten. Eğer şöyle başlıyor diyerek anlatmaya başlarsam sanırım sonuna kadar anlatabilirim. 

Kitap, yazarımızın her kitabında olduğu gibi klasik kitaplardan değil. Yani yine bir Işılca sihri var içinde :) Klasik bir tarihi aşk romanı beklemeyin. Ben bir okuyucu olarak bu tarzı okurken bile bazen zorlanıyorum, kafam karışabiliyor. Fakat o kadar güzel betimlenerek ve ince bir dil ile yazılmış ki, sayfalar nasıl aktı gitti anlamadım. Kitabı elinize aldığınızda ilk satırlardan sizi içine çekiyor. 
Karakterler ile birlikte 1760 yılının Güney İngiltere'sinde yaşamaya ve olaylara tanıklık etmeye başlıyorsunuz ve eminim ki son satırları okuyup kitabı kapattıktan sonra siz de benim gibi 'vay be!' diyeceksiniz. 

Kitabın kapağına, cilt kısmına ve tasarımına gerçekten bayıldım. Çok özenle hazırlandığı belli oluyor. Böyle güzel bir kitaba da bu yakışırdı diye düşünmeden edemiyorum. :)

Son olarak, yazarımızın kalemi ile tanışmamış olanlar için söylüyorum. Çünkü eğer tanıştıysanız siz de benim gibi her çıkan kitabını büyük bir heyecan ile alır okursunuz zaten. Eğer henüz tanışmadıysanız ve historical tarzında kitaplar seviyorsanız hiç tereddüt etmeden alın ve okuyun. Benim gibi bu tarza pek sıcak bakmıyorsanız bile alıp okuyabilirsiniz. Gönül rahatlığı ile tavsiye ediyorum ve bol okuyucusu olmasını diliyorum. 

KGBT 30. Tur || Yorum: Tam İsabet - Alice Clayton

6/23/2016, BY Buse Güler - Hiç yorum yok:

Caroline'ın, çapkın komşusu Duvardelen Simon'ın kalbini çalmasıyla renklenen hayatı, artık tam anlamıyla bir lunapark! Duvarların Dili Olsa ile ilk kez tanıştığımız Caroline ile Simon ve onların muhteşem arkadaş çevresi, hikâyenin devamı Tam İsabet'te yeni insanlarla daha da kalabalıklaşıp şenlikli bir hal alıyor.
Eee boşuna "Nerede bolluk orada eğlence (!)" dememişler!.. Tam İsabet'te de aşk tanrısı okunu öyle bir nişan alıyor ki romantizmi ve eğlenceyi tam on ikiden vuruyor. Size de sadece, aşk ile meşkin mükemmel bir uyumla bir araya geldiği bu kitabı okumak kalıyor! Aşk kapıyı bir kere değil, defalarca çalar! Duvarları da...


Herkese merhaba.
Kitap Gurmeleri olarak DEX’in yenilerinden Tam İsabet’in turuyla sizlerleyiz. Bugün turun son günü ve yorum sırası bana geldi.

İlk kitap olan Duvarların Dili Olsa’yı çıktığı ilk zamanlarda -kaç yıl önce hatırlamıyorum- okumuş ve çok sevmiştim. İkinci kitaptan ümidi kestiğim için Tam İsabet’in çıkacağını duyduğum zaman elbette mutlu oldum. Fakat kitap tam olarak beklentilerimi karşılamadı. Genelde ikinci kitaplar böyle olurlar aslında. Hele ki ilk kitap mükemmelse (:

Çok kalın bir kitap olmamasına rağmen okurken sıkıldığım zamanlar oldu. Çünkü birbirini tekrarlayan yatak muhabbetlerinden ibaretti. İlk kitap da genel olarak böyleydi ama sanırım o zamandan bu zamana çok daha iyi kurgu ve kitaplar okuduğum için bu biraz sönük kaldı.

Cinsellik benim açımdan bir kitapta sorun değildir, tüm kitap bunun üzerine kurulu olmadıktan sonra elbette. Sıkıldığım kısım bu oldu. Sanırım benim için final ilk kitap olarak kalacak. Gerçekten beğenmiş ve epey gülmüştüm çünkü. (:

Eğer ilk kitabı okumadıysanız tavsiye ederim, okuyun. İkinci kitabı ise siz bilirsiniz. Belki arka arkaya okunduğu zaman daha iyi bir etki bırakabilir.